kısa bir tatiden yeni döndüm, Assos,Cunda ve Ayvalık gezisi, herşeyiyle güzel geçti sayılır sadece otelin buz gibi oluşu hatta sezonu açmadıklarından dolayı herkesin buz gibi havada uyumaya çalışması insanları zora koşmuştu ama ben her koşulda şikatyet etmeyi sevmediğimden bunuda sadece küçük bir gripal zararla atlatmayı başardım.
uzun yürüyüşleri her zaman sevdiğimden çok keyif almıştım, ama size şimdi anlatmak istediğim şey rehberimizin pek de bilgi konusunda dolu olmayışıydı ya da anlatmaktan imtina ettiği olabilir tam da kestiremedim.
en son durağımız olan Assos'da Adatepe diye bir yerde kısa ve dik bir yürüyüş yaparak tepeye vardık, turdaki herkes(genelde gençler vardı) diğer turdaki rehberin etrafında toplanarak bölge hakkında bilgileniyorlardı, biz ise iki arkadaş(yaş olarak aynıydık ve birlikte tura çıkmıştık) diğer gençlerden bilgi alıyorduk..
tepeden inip küçük bir köye ulaşınca meraklanarak rehberimize burası nerden kalma ve bu evleri acaba kimler yaparak bizlere bıraktı diye garip gelen bir soru sormak gafletinde bulundum, cevap olarak" napacaksınız kimden kaldıysa kalmış, adatepe köyü işte gerisini boşverin" oldu.. daha sonra bir çay molası verdiğimiz için çayı getiren garsona sorduk, öğrendik ki! bu köy ve taş evler 1780 li yıllarda rumlar tarafından yapılmış daha sonra mübadele yıllarında ise türklere kaldığını anlattı, ben de büyük bir gafletle tekrar rehberimize, garsonun söylediklerini anlattım cevap yine şaşırtıcıydı " herkese inanmayın hepsi yalan uyduruyor bildiğiniz köy işte" deyince, ben gülme krizine girdim ve hala aklıma geldikçe gülüyorum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder