21 Temmuz 2012 Cumartesi

Ve, bir yıldızım daha eksildi hayatımdan. (M.Işın'a)

Ve, bir yıldızım daha eksildi hayatımdan.
duyduğumda inanamadığım bir kaybım daha oldu ne yazık ki! ,
ailemden birisi,sevdiklerimden, dost ,arkadaş ve ağbimdi.daha bir kaç hafta önce epeyce uzun bir konuşma yapmıştım, bir ameliyat geçirmiş, yine her zamanki gibi bana öğütler verdi. bir hafta sonra ararammı söylemişti ama ben arayamadım, hep bir işim mazaretim çıktı. hiç bir şeyi geciktirmeyin lütfen, şimdi içime dert olacak biliyorum, ama o affedecek beni yine.
o misyonunu doldurdu, mutluydu, çocukları ve eşi onu çok mutlu etti o da herkesi mutlu etti, kimseyi kırmadı, herkesi ve herşeyi sevdi. hiç  mi? şikayet etmezdi bir insan o etmedi.
aceleyle, mutluluğunu yaşadı, çocuklarını evlendirdi ve göçtü gitti. kimbilir belki de gittiği terde tatil yapacaktır.
Allah gittiğin yerde de seni mutlu edecek ,yolun ışık ,yerin cennet olacak eminim. biliyorum sevenlerini orda bekleyecek ve karşılayacaksın abicim ve seni çok özlicem biliyorum, bende çok emeğin var hakını helal et. görüşmek üzere..!

15 Temmuz 2012 Pazar

sokak çalgııcısı..!

Sıcak çok sıcak bir İstanbul gününde evde oturursun .hani gidecek ve yapacak bir şey yoktur.
yine öylesi günlerden biri bugün.
hava inanılmaz sıcak ve rutubetli, yapış yapış sanki herşey.
sevdiklerinin her biri bir yerdedir, hepsini görmek istersin ama gidecek hal bırakmamıştır sende sıcak. yapacak pek de bir şey yok aslında, gidilecek yerlerin planından başka.
oturursun cam kenarında belki de elinde bir kahve.
kahve beni her zaman rahatlatır nedense, kokusu tadı bir başkadır. bir dost,bir paylaşımdır, güzeldir kısaca.
dışarda bir akardion sesi, "şimdii uzaklardasın" seslendiriyor belliki yabancı bir sokak sanatçısı. öyle güzel geliyor ki sesi, hüzünlü ve yanlızlık kokan bir sestir, kalkıp dinlemek istiyorum . birazda para atarak bir eylemde bulunayım dedim.
beni her zaman hüzünlendirmiştir sokak çalgıcıları, baktım, en fazla 30 yaşlarında,başında bir şapka yana yatırmış, güneşten kızarmış suratı yanında da minik bir oğlan çocuğu sevimli cin  gibi birşey, hemen yukarı doğru baktı el salladı, müziği dinleyemedim bile bir iki parça birşey istedi, parayı aldı ,bekle dedim, hemen birkaç parça öteberi ,hazırladım ve balkondan attım. gülerek uzaklaştı eğildi çocuk terşekkür için birde öpücük attı ,sarışındı dalgalı saçları ve minik elleri vardı. uzaklaştılar birlikte,"üsküdar'a gider iken aldıda bir yağmur" çalarak, sesi gittikçe  uzaklaşarak ve bende bir tebessüm bırakarak....! 14.temmuz 2012 saat 18

26 Haziran 2012 Salı

sabahlar umutla başlamalı

sabah umutla uyanmalı, kötülükler kendini yok etmeli,yıkanmalı toprak bir güzel kokusunu duyana dek,çiçekler, çiçekler açmalı umutla, özgürce dolaşmalı kuşlar ,çocuklar hep gülmeli şekerleri ellerindeymişcesine pembeleşmiş yanakları ,gelinler mutlu olmalı ,özlemle beklemeler bitmeli yarın ve daha yarın..E:Ç

17 Haziran 2012 Pazar

Babalar günü

Bugün babalar günü ya hani!
benim babam benim yaram olmuş sanki,
o yüzden bilmem,sevmem kutlamaları,
benim babam, annemin gözünde ki hüzün
benim babam, benim eksik yanım,
benim babam, benim zayıf tarafım,
ruhumda ki yaram
ben annemin gözlerini ne zaman hatırlasam
o zaman aklıma gelir benim babam.
emine çakır 2012

11 Mayıs 2012 Cuma

Banka önünde ki çöp konteynrları..

Bundan birkaç gün önce beşiktaş belediyesini arayarak geri dönüşüm kutuları rica ettim bulunduğumuz sokak için ,ayrıca hemen karşımda ki bankanın nerdeyse kapısının önünde olan 3 adet çöp konteynrlarının oradan kaldırılmasını talep etmiştim.
saolsunlar, hemen ilgilenmişler ve bu sabah iki beyefendi geldiler, geri dönüşüm kutuları için yer belirledik, fakat çöp kontynrları için birşey yapamayacaklarını söylediler, nedeni ise kimsenin başkasının çöpünü istemediği idi üstelik yer de yok denildi. Kendilerine yer gösterdiğim ve "ben apartman görevlsini uzak da olsa oraya yollarım,yeter ki! bunlar buradan kalksın, bakınız bu banka zaten mimli bir yabancı banka birşey olursa sorumluluk alıyormusunuz" dediğim de, soy adı ben de saklı olan kemal bey bana "bakın, herşey allah'tan, suçluyla başedemezsiniz, adam bisiklete koymuş bombayı patlatmış" deyiverdi, ben de " herşeyi Allah'tan beklemeyin, bir şey olursa eğer,sizi Allah dahi kurtaramaz" diye cevapladım. Allah'tan ,"haklısınız ama garanti veremem kalkacağına" ,gibi abuk sabuk bir şey geveledi, yanında gelen kişi daha derli toplu en azından mantık yürütebilen birisiydi o hak verdi ve bir iki yer önerisinde bulundu en azından, sonra da üst makamlara bildireceklerini söyleyerek gittiler. bakalım sonuç ne olacak merakla bekliyorum.

9 Mayıs 2012 Çarşamba

AĞAÇLAR ÖLMESİN...!

Ağaç sevmeyen innsamları sevmem, doğaya düşmandır hani nedendir bilemez ya! sorar dururuz neden kesiyor insanlar,güzelim ağaçları, neden kirletiyor doğayı diye.
Ben buldum nedenini sanırım ve doğru çıktı.. İnsanlar kendinden daha fazla yaşacağından dolayı sevmiyor doğayı, ağacı.
başımdan geçtiği için biliyorum ya da sanıyorum diyelim.
Birgün, bundan çok yıllar önce oturduğum apartmanımın arka cepehsinde bir hayli meyilli bir toprak bulunuyor ve ben onun kaymasını önlemek amacıyla 7,8 adet kestane ağacı diktim, ama bir sabah kalltığımda hepsinin sökülmüş olduğunu gördüm.
tabii ki araştırmalarım sonucunda, ağaçları birinci katta oturan yaşlı bir kadının ,arka odasının gölge olacağı korkusuyla söktürdüğü ortaya çıktı, bir hayli üzüldüm ama yaşına hürmeten susmayı tercih ettim, kırgınlığımı bir kaç kez ifade ettimse de hala aynı şeyleri söylemeye devam etti.
Bir yada iki yıl sonra vefat ettti kendisi, ben hemen yeniden bir kaç tane ağaç dikerek kırgınlığımı gidermeye çalıştım. Amacım yine aynıydı, ağaçları .çok seviyorum yeşile bakmak beni rahatlatıyor, herkesinde rahatlayacağını biliyorum.
kendisinin vefatı 6 yılı buluyor ve 6 yılda arka bahçemde 3 adet çam, iki adet erik, bir elma, 4 adet malta eriği, bir çitlenbik ve bu yıl yetişrebildiğim limon ağacı ve trabzon'dan getirtdiğim bir karaağaç fidanı var., bu iki fidanım hariç diğerleri 6 yılda bir hayli büyüdü ve ben onların büyüdüğünü  gördükçe inanılmaz mutlu oluyorum. Kimbilir! benden sonra da yaşayacaklarını (umuyorum) ve kimbilir benden sonra daha kimleri mutlu edecek o ağaçlarım. biliyorum insanlardan çok daha fazla yaşayacak ağaçlar, bırakabildiğim bir nefes, bir yaşam, bir yaprak, bir isim. Beni yaşatacaklar ardımdan bir kişi dahi nefes alabilirse sayemde ne mutlu bana.

8 Mayıs 2012 Salı

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN..!

Dünyanın tüm annelerine çocuklarının verdiği öpücük yeterli.
Benim annem, şimdi bulunduğum yaştan daha genç iken vefat etti, bir sürü çile çekti,ama beş evlat yetiştiren güçlü, tuttuğunu koparan, her işin altından başarı ile çıkmayı başaran, tipik bir hayırsız eşe rağmen çocuklarının başından ayrılmayan ve onlara tüm sevgisini gösteren biriydi. Ve o hayırsız adamı özleyerek gözleri açık gitti. ben o yüzden babalar günü kutlamasını sevmem.
Ben de şimdi dünyanın en güzel hediyesi olan bir evlata sahibim ve onu çok ama çok seviyorum.
Şİmdi bir hayli eskiye yani kızımın ilk okula gittiği günlere dönerek, bir iki anı anlatmak istiyorum.
ben iyi yapılmış fırın makarnayı çok severim bunu da kızım bilir, okul da yediği bir öğlen yemeğinde sunulan fırın makarna dilimini cebine koyarak bana getirmeye kalkmış ama serviste eve gelişi uzadığı için karnı acıkmış cebinde tuttuğu makarnaının yarısını yediği için vijdanı sızlamış, servisten iner inmez ağlayarak " çok acıktığım için sana getireceğim makarnayı yedim" demişti, bu aldığım en güzel hediyelerden birisiydi, diğeri ise, yine bir anneler gününe yakın zamanlarda okulda açılan kermesden alışveriş yapmış ama parası ancak ,Tamek marka teneke kutuda domates salçasına yetmişti, hatta bunu paket yaptırıp kurdele dahi taktırmıştı, eve getirip bana hediyesini verdi ,paketi açıp domates salçasını gördüğümde nasıl şaşırıp mutlu olmuştum anlatamam. Hatta bir süre onu açarak kullanamadım, öylesine güzeldiki! bana dünyanın tüm mücevherlerini verseler kızımdan aldığım bir öpücük ve o domates salçası kadar beni mutlu edemezdi..Çocuklarınızdan alacağınız öpücükler eksik olmasın..!