Bir lokma simit icin vapur ardindan ucan kuslar misalidir hayat, bir bakmissin yol bitmis kalakalmissin.ne simit vardir artik ,ne yol ne vapur.. E.Ç 18.kasım.2013
19 Kasım 2013 Salı
30 Eylül 2013 Pazartesi
Bu sabah..!
Bu sabah, biraz uykulu, biraz yorgun ,biraz hasta ,biraz aç, biraz ondan, biraz şundan biraz bundan,biraz herseyden gibiyim! Yine de biri çaya çagırsın beni isterim.E.Ç
22 Eylül 2013 Pazar
bu gün kurabiye yaptım,sırf kokunu duymak için,.ama yandı!.
Bugün, sırf seni çok özlediğimden, kokunu duymak için kurabiye yapmaya kalktım ama yaktım.
Buna da yapamadım, senin gibi olmaya ,güçlü ,sağlam ve ayakta her işin üstesinden kalkan birisi olmaya çalışırken olmuyor işte!
hep tökezlemekten usandım, bir kurabiye dahi yapamaz mı? insan, yapamıyorum işte! yağmuru belki de bu yüzden seviyorum ben, ıslanmayı sırılsıklam olmayı çok seviyorum,rüzgarda yürümeyi o serin insanı ürperten halini ,inceden içine işleyişini, beni yıkamıyor biliyormusun? işte o zaman ancak senin gibi ayakta durabiliyorum.
yorgunum, canım sıkkın ,bıkkınım. bilsen! ben kurabiye dahi yapamadım bugün, ama kokusunu hissettim, eve o güzelim kokun yayıldı, bense sesimi dahi çıkarmadım uzun sürsün diye kokun,bu yüzden yandı kurabiyeler.Ben yine de o uzunca bir süre o kokuyu içime çekmeyi başardım.
Sahi! sen ne düşünerek yapardın o kurabiyeleri anne? E.Ç
Buna da yapamadım, senin gibi olmaya ,güçlü ,sağlam ve ayakta her işin üstesinden kalkan birisi olmaya çalışırken olmuyor işte!
hep tökezlemekten usandım, bir kurabiye dahi yapamaz mı? insan, yapamıyorum işte! yağmuru belki de bu yüzden seviyorum ben, ıslanmayı sırılsıklam olmayı çok seviyorum,rüzgarda yürümeyi o serin insanı ürperten halini ,inceden içine işleyişini, beni yıkamıyor biliyormusun? işte o zaman ancak senin gibi ayakta durabiliyorum.
yorgunum, canım sıkkın ,bıkkınım. bilsen! ben kurabiye dahi yapamadım bugün, ama kokusunu hissettim, eve o güzelim kokun yayıldı, bense sesimi dahi çıkarmadım uzun sürsün diye kokun,bu yüzden yandı kurabiyeler.Ben yine de o uzunca bir süre o kokuyu içime çekmeyi başardım.
Sahi! sen ne düşünerek yapardın o kurabiyeleri anne? E.Ç
Bugün pazar ve ben seni çok özledim..!
Bugün pazar ,
Şimdi mutfaktan tıkırtılar gelse,çay kokusunu duysam mis gibi hafiften fokurdayan,inceden damlayan buharlar oluşsa camlarda ve ben kaltığımda hangi resmi çizeceğimi düşünsem oluşan buhara,soyularak kesilmiş domates'in kokusuna karışsa ellerinin kokusu,kızarmış ekmeğin kokusu ve duyduğum tek ses ,hafiften şarkı mırıldayan annemin sesi olsa..! E.Ç
Şimdi mutfaktan tıkırtılar gelse,çay kokusunu duysam mis gibi hafiften fokurdayan,inceden damlayan buharlar oluşsa camlarda ve ben kaltığımda hangi resmi çizeceğimi düşünsem oluşan buhara,soyularak kesilmiş domates'in kokusuna karışsa ellerinin kokusu,kızarmış ekmeğin kokusu ve duyduğum tek ses ,hafiften şarkı mırıldayan annemin sesi olsa..! E.Ç
8 Eylül 2013 Pazar
Kırgınım hem de çok..!
Ne zaman affetmeye kalksam seni,
Kendim için yani! yanlış anlama,
kırgınlığım öne çıkıyor .
Ve ne zaman unutmaya kalksam
yalanların geliyor birden aklıma
kendimi tutamıyorum.
daha çok kırılıyorum.
Ama bu kez kendime..
emine Çakır 8.eylül.2013
Kendim için yani! yanlış anlama,
kırgınlığım öne çıkıyor .
Ve ne zaman unutmaya kalksam
yalanların geliyor birden aklıma
kendimi tutamıyorum.
daha çok kırılıyorum.
Ama bu kez kendime..
emine Çakır 8.eylül.2013
31 Ağustos 2013 Cumartesi
KOŞU PARKURUNDA BİR SÜMÜKLÜ BÖCEK::!
Eni 3 adım uzunluğu 240 m.olan bir parkurda yürüyüşteyim, üçüncü turumda yerde bir salyangoz (süümüklü böcek demeyi tercih ederim, bana daha sevimli geliyor.) üç adımlık yolun yarısında kendine özgü yürüyüşüne devam ediyor.
4.cu turumda henüz bir karış ilerlemişti ve ezilmediğini görünce mutlu oldum, 8.ci turumda yanlış yerde aradığım için göremeyince panik yaptım, biraz ilerde gördüğümde ise yüzümde yeniden gülücük oluştu, nihayet yolun kenarına gelebilmişti. 10.cu turumda ise artık çimenlere ulaşmıştı.
ezilmeden istediği yere azimle gitmeyi başardı, geride parlak bir iz bırakmıştı. ben onca tur atttğım halde ardımda bir iz bırakamadım, yanımdan hızla bir genç koşarak uzaklaştı, ardından baktım o da iz bırakmamıştı.
4.cu turumda henüz bir karış ilerlemişti ve ezilmediğini görünce mutlu oldum, 8.ci turumda yanlış yerde aradığım için göremeyince panik yaptım, biraz ilerde gördüğümde ise yüzümde yeniden gülücük oluştu, nihayet yolun kenarına gelebilmişti. 10.cu turumda ise artık çimenlere ulaşmıştı.
ezilmeden istediği yere azimle gitmeyi başardı, geride parlak bir iz bırakmıştı. ben onca tur atttğım halde ardımda bir iz bırakamadım, yanımdan hızla bir genç koşarak uzaklaştı, ardından baktım o da iz bırakmamıştı.
18 Haziran 2013 Salı
DUR YOLCU..!
Dur Yolcu!
Bilmeden basıp geçtiğin bu toprak
Bir devrin battığı yerdir,
Eğilde kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
“Çanakkale 1915″ yazılmış olan bu destan da ne de güzel ifade edilmiş, Vatan topraklarının kolayca kazanılmadığını onun için emek verilmesi gerektiğini.
Bugün bunca olaylardan sonra durma eylemini başlatan arkadaşımıza teşekkür etmek gerek, insanları durmaya, dolayısıyla düşünmeye sevk ettiği için.
Akşam üzeri evden çıktım birkaç yere uğrayıp Ulus girişindeki ( kadına şiddet ,bir insan hakları ihlalidir), anıtı önünde durmak için.
birkaç şey alıp elimde market poşetleriyle ilerledim. İçimden hala" acaba, insanlar ne der" diye düşünerek biraz da çekinerek ,anıtın önüne dek geldim ve birden elimdeki poşetleri yere bırakarak durma eylemini gerçekleştirmeye başladım, saat 18.50 ve başladım beklemeye.
İnsan durduğunda, yani hiçbirşey yapmayıp sabit bakarsa kendini sadece düşünürken buluyor ve çok da güzel düşünmeye başlıyor.
daha net daha duru bir düşünme şekli bu!, o sırada sana bakanları hakkında konuşulanları duymuyor kimseyi görmüyorsun.
Ben de düşündüm, tam 19.30 a dek düşündüm, bir ara gözlerimden yaşlar süzüldü sonradan fark ettim.
Bu topraklar hakkında, nice yitip gidenler, bayrağımıza kan ve can verenler hakkında,nice devrimler için yok olanlar hakkında, ve hala verdiklerimiz hakkında, kimbilir belki de vermeye devam
edeceklerimiz hakkında. düşündüm, bizlere empoze edilmeye çalışılan şeyleri düşündüm, kalplerimize yerleştirilen nefreti düşündüm..tam da insan hakları ihlali anıtı altındaydım, 20 gündür feda ettikleirmizi, elde ettiklerimizi amacımızı ve yine düşündüm bizlere bunca kinle yaklaşanları, hatta onların da durmaları gerektiğini, dururlarsa kendi içlerine dönerek bir bakarlar diye, empatı yeteneği kazanırlar diye düşündüm. Benim Başbakan'a tavsiyemdir, lütfen herhangi bir yerde durun ve düşünün. Ne yapıyorum, neydim, ne oldum, ne yaptım, ne yapmalıyım diye. konuşmalarımı, konuşacaklarımı düşünürüm. hemde sadece 10 dakika yeterli olacaktır. sizler de durun ve düşünün, geçmişi ,geleceği, yapmak istediklerinizi, hedeflerinizi, sizi sevenleri ve sevdiklerinizi düşünün,ama en önemlisi bu toprakların kolay kazanılmadığını, bu Bayrağın renginin sadece bu topraklar için verilmiş canların kanından geldiğini unutmadan, o kanların heba olmaması için düşünün, ve Bu Vatan için, güzel şeyler düşünün. Bu insanlar inanılmaz güzel insanlar, inanılmaz güzellikteki Türkiye'miz çok değerlidir ,hiç kimse kolay kolay harcayamaz, Hafızanızın durmaması için bedenen en az 5 dakika yeterli!
NE MUTLU TÜRK'üm diyene..
Emine Çakır
Bilmeden basıp geçtiğin bu toprak
Bir devrin battığı yerdir,
Eğilde kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
“Çanakkale 1915″ yazılmış olan bu destan da ne de güzel ifade edilmiş, Vatan topraklarının kolayca kazanılmadığını onun için emek verilmesi gerektiğini.
Bugün bunca olaylardan sonra durma eylemini başlatan arkadaşımıza teşekkür etmek gerek, insanları durmaya, dolayısıyla düşünmeye sevk ettiği için.
Akşam üzeri evden çıktım birkaç yere uğrayıp Ulus girişindeki ( kadına şiddet ,bir insan hakları ihlalidir), anıtı önünde durmak için.
birkaç şey alıp elimde market poşetleriyle ilerledim. İçimden hala" acaba, insanlar ne der" diye düşünerek biraz da çekinerek ,anıtın önüne dek geldim ve birden elimdeki poşetleri yere bırakarak durma eylemini gerçekleştirmeye başladım, saat 18.50 ve başladım beklemeye.
İnsan durduğunda, yani hiçbirşey yapmayıp sabit bakarsa kendini sadece düşünürken buluyor ve çok da güzel düşünmeye başlıyor.
daha net daha duru bir düşünme şekli bu!, o sırada sana bakanları hakkında konuşulanları duymuyor kimseyi görmüyorsun.
Ben de düşündüm, tam 19.30 a dek düşündüm, bir ara gözlerimden yaşlar süzüldü sonradan fark ettim.
Bu topraklar hakkında, nice yitip gidenler, bayrağımıza kan ve can verenler hakkında,nice devrimler için yok olanlar hakkında, ve hala verdiklerimiz hakkında, kimbilir belki de vermeye devam
edeceklerimiz hakkında. düşündüm, bizlere empoze edilmeye çalışılan şeyleri düşündüm, kalplerimize yerleştirilen nefreti düşündüm..tam da insan hakları ihlali anıtı altındaydım, 20 gündür feda ettikleirmizi, elde ettiklerimizi amacımızı ve yine düşündüm bizlere bunca kinle yaklaşanları, hatta onların da durmaları gerektiğini, dururlarsa kendi içlerine dönerek bir bakarlar diye, empatı yeteneği kazanırlar diye düşündüm. Benim Başbakan'a tavsiyemdir, lütfen herhangi bir yerde durun ve düşünün. Ne yapıyorum, neydim, ne oldum, ne yaptım, ne yapmalıyım diye. konuşmalarımı, konuşacaklarımı düşünürüm. hemde sadece 10 dakika yeterli olacaktır. sizler de durun ve düşünün, geçmişi ,geleceği, yapmak istediklerinizi, hedeflerinizi, sizi sevenleri ve sevdiklerinizi düşünün,ama en önemlisi bu toprakların kolay kazanılmadığını, bu Bayrağın renginin sadece bu topraklar için verilmiş canların kanından geldiğini unutmadan, o kanların heba olmaması için düşünün, ve Bu Vatan için, güzel şeyler düşünün. Bu insanlar inanılmaz güzel insanlar, inanılmaz güzellikteki Türkiye'miz çok değerlidir ,hiç kimse kolay kolay harcayamaz, Hafızanızın durmaması için bedenen en az 5 dakika yeterli!
NE MUTLU TÜRK'üm diyene..
Emine Çakır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






