Bugün pazar ,
Şimdi mutfaktan tıkırtılar gelse,çay kokusunu duysam mis gibi hafiften fokurdayan,inceden damlayan buharlar oluşsa camlarda ve ben kaltığımda hangi resmi çizeceğimi düşünsem oluşan buhara,soyularak kesilmiş domates'in kokusuna karışsa ellerinin kokusu,kızarmış ekmeğin kokusu ve duyduğum tek ses ,hafiften şarkı mırıldayan annemin sesi olsa..! E.Ç
22 Eylül 2013 Pazar
8 Eylül 2013 Pazar
Kırgınım hem de çok..!
Ne zaman affetmeye kalksam seni,
Kendim için yani! yanlış anlama,
kırgınlığım öne çıkıyor .
Ve ne zaman unutmaya kalksam
yalanların geliyor birden aklıma
kendimi tutamıyorum.
daha çok kırılıyorum.
Ama bu kez kendime..
emine Çakır 8.eylül.2013
Kendim için yani! yanlış anlama,
kırgınlığım öne çıkıyor .
Ve ne zaman unutmaya kalksam
yalanların geliyor birden aklıma
kendimi tutamıyorum.
daha çok kırılıyorum.
Ama bu kez kendime..
emine Çakır 8.eylül.2013
31 Ağustos 2013 Cumartesi
KOŞU PARKURUNDA BİR SÜMÜKLÜ BÖCEK::!
Eni 3 adım uzunluğu 240 m.olan bir parkurda yürüyüşteyim, üçüncü turumda yerde bir salyangoz (süümüklü böcek demeyi tercih ederim, bana daha sevimli geliyor.) üç adımlık yolun yarısında kendine özgü yürüyüşüne devam ediyor.
4.cu turumda henüz bir karış ilerlemişti ve ezilmediğini görünce mutlu oldum, 8.ci turumda yanlış yerde aradığım için göremeyince panik yaptım, biraz ilerde gördüğümde ise yüzümde yeniden gülücük oluştu, nihayet yolun kenarına gelebilmişti. 10.cu turumda ise artık çimenlere ulaşmıştı.
ezilmeden istediği yere azimle gitmeyi başardı, geride parlak bir iz bırakmıştı. ben onca tur atttğım halde ardımda bir iz bırakamadım, yanımdan hızla bir genç koşarak uzaklaştı, ardından baktım o da iz bırakmamıştı.
4.cu turumda henüz bir karış ilerlemişti ve ezilmediğini görünce mutlu oldum, 8.ci turumda yanlış yerde aradığım için göremeyince panik yaptım, biraz ilerde gördüğümde ise yüzümde yeniden gülücük oluştu, nihayet yolun kenarına gelebilmişti. 10.cu turumda ise artık çimenlere ulaşmıştı.
ezilmeden istediği yere azimle gitmeyi başardı, geride parlak bir iz bırakmıştı. ben onca tur atttğım halde ardımda bir iz bırakamadım, yanımdan hızla bir genç koşarak uzaklaştı, ardından baktım o da iz bırakmamıştı.
18 Haziran 2013 Salı
DUR YOLCU..!
Dur Yolcu!
Bilmeden basıp geçtiğin bu toprak
Bir devrin battığı yerdir,
Eğilde kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
“Çanakkale 1915″ yazılmış olan bu destan da ne de güzel ifade edilmiş, Vatan topraklarının kolayca kazanılmadığını onun için emek verilmesi gerektiğini.
Bugün bunca olaylardan sonra durma eylemini başlatan arkadaşımıza teşekkür etmek gerek, insanları durmaya, dolayısıyla düşünmeye sevk ettiği için.
Akşam üzeri evden çıktım birkaç yere uğrayıp Ulus girişindeki ( kadına şiddet ,bir insan hakları ihlalidir), anıtı önünde durmak için.
birkaç şey alıp elimde market poşetleriyle ilerledim. İçimden hala" acaba, insanlar ne der" diye düşünerek biraz da çekinerek ,anıtın önüne dek geldim ve birden elimdeki poşetleri yere bırakarak durma eylemini gerçekleştirmeye başladım, saat 18.50 ve başladım beklemeye.
İnsan durduğunda, yani hiçbirşey yapmayıp sabit bakarsa kendini sadece düşünürken buluyor ve çok da güzel düşünmeye başlıyor.
daha net daha duru bir düşünme şekli bu!, o sırada sana bakanları hakkında konuşulanları duymuyor kimseyi görmüyorsun.
Ben de düşündüm, tam 19.30 a dek düşündüm, bir ara gözlerimden yaşlar süzüldü sonradan fark ettim.
Bu topraklar hakkında, nice yitip gidenler, bayrağımıza kan ve can verenler hakkında,nice devrimler için yok olanlar hakkında, ve hala verdiklerimiz hakkında, kimbilir belki de vermeye devam
edeceklerimiz hakkında. düşündüm, bizlere empoze edilmeye çalışılan şeyleri düşündüm, kalplerimize yerleştirilen nefreti düşündüm..tam da insan hakları ihlali anıtı altındaydım, 20 gündür feda ettikleirmizi, elde ettiklerimizi amacımızı ve yine düşündüm bizlere bunca kinle yaklaşanları, hatta onların da durmaları gerektiğini, dururlarsa kendi içlerine dönerek bir bakarlar diye, empatı yeteneği kazanırlar diye düşündüm. Benim Başbakan'a tavsiyemdir, lütfen herhangi bir yerde durun ve düşünün. Ne yapıyorum, neydim, ne oldum, ne yaptım, ne yapmalıyım diye. konuşmalarımı, konuşacaklarımı düşünürüm. hemde sadece 10 dakika yeterli olacaktır. sizler de durun ve düşünün, geçmişi ,geleceği, yapmak istediklerinizi, hedeflerinizi, sizi sevenleri ve sevdiklerinizi düşünün,ama en önemlisi bu toprakların kolay kazanılmadığını, bu Bayrağın renginin sadece bu topraklar için verilmiş canların kanından geldiğini unutmadan, o kanların heba olmaması için düşünün, ve Bu Vatan için, güzel şeyler düşünün. Bu insanlar inanılmaz güzel insanlar, inanılmaz güzellikteki Türkiye'miz çok değerlidir ,hiç kimse kolay kolay harcayamaz, Hafızanızın durmaması için bedenen en az 5 dakika yeterli!
NE MUTLU TÜRK'üm diyene..
Emine Çakır
Bilmeden basıp geçtiğin bu toprak
Bir devrin battığı yerdir,
Eğilde kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
“Çanakkale 1915″ yazılmış olan bu destan da ne de güzel ifade edilmiş, Vatan topraklarının kolayca kazanılmadığını onun için emek verilmesi gerektiğini.
Bugün bunca olaylardan sonra durma eylemini başlatan arkadaşımıza teşekkür etmek gerek, insanları durmaya, dolayısıyla düşünmeye sevk ettiği için.
Akşam üzeri evden çıktım birkaç yere uğrayıp Ulus girişindeki ( kadına şiddet ,bir insan hakları ihlalidir), anıtı önünde durmak için.
birkaç şey alıp elimde market poşetleriyle ilerledim. İçimden hala" acaba, insanlar ne der" diye düşünerek biraz da çekinerek ,anıtın önüne dek geldim ve birden elimdeki poşetleri yere bırakarak durma eylemini gerçekleştirmeye başladım, saat 18.50 ve başladım beklemeye.
İnsan durduğunda, yani hiçbirşey yapmayıp sabit bakarsa kendini sadece düşünürken buluyor ve çok da güzel düşünmeye başlıyor.
daha net daha duru bir düşünme şekli bu!, o sırada sana bakanları hakkında konuşulanları duymuyor kimseyi görmüyorsun.
Ben de düşündüm, tam 19.30 a dek düşündüm, bir ara gözlerimden yaşlar süzüldü sonradan fark ettim.
Bu topraklar hakkında, nice yitip gidenler, bayrağımıza kan ve can verenler hakkında,nice devrimler için yok olanlar hakkında, ve hala verdiklerimiz hakkında, kimbilir belki de vermeye devam
edeceklerimiz hakkında. düşündüm, bizlere empoze edilmeye çalışılan şeyleri düşündüm, kalplerimize yerleştirilen nefreti düşündüm..tam da insan hakları ihlali anıtı altındaydım, 20 gündür feda ettikleirmizi, elde ettiklerimizi amacımızı ve yine düşündüm bizlere bunca kinle yaklaşanları, hatta onların da durmaları gerektiğini, dururlarsa kendi içlerine dönerek bir bakarlar diye, empatı yeteneği kazanırlar diye düşündüm. Benim Başbakan'a tavsiyemdir, lütfen herhangi bir yerde durun ve düşünün. Ne yapıyorum, neydim, ne oldum, ne yaptım, ne yapmalıyım diye. konuşmalarımı, konuşacaklarımı düşünürüm. hemde sadece 10 dakika yeterli olacaktır. sizler de durun ve düşünün, geçmişi ,geleceği, yapmak istediklerinizi, hedeflerinizi, sizi sevenleri ve sevdiklerinizi düşünün,ama en önemlisi bu toprakların kolay kazanılmadığını, bu Bayrağın renginin sadece bu topraklar için verilmiş canların kanından geldiğini unutmadan, o kanların heba olmaması için düşünün, ve Bu Vatan için, güzel şeyler düşünün. Bu insanlar inanılmaz güzel insanlar, inanılmaz güzellikteki Türkiye'miz çok değerlidir ,hiç kimse kolay kolay harcayamaz, Hafızanızın durmaması için bedenen en az 5 dakika yeterli!
NE MUTLU TÜRK'üm diyene..
Emine Çakır
9 Nisan 2013 Salı
Üşüyen yürek..
Yüreği çok üşümüştü,
bir daha ısınamadı.
Buz bir gibi bir gülüşle,
sıcak kahkahalar atmaya çalışıyordu,
olmadı...
Emine Çakır 9.nisan.2013
bir daha ısınamadı.
Buz bir gibi bir gülüşle,
sıcak kahkahalar atmaya çalışıyordu,
olmadı...
Emine Çakır 9.nisan.2013
7 Nisan 2013 Pazar
hani, gitme der diye!
dönüp geriye .
baktığımda elindeydi yüreği
sesi bana kadar geliyordu,
tutup ellerini ,
geri dönesim geldi.
gözleri yerdeydi suçlu gibi
saçları dağınık ve dalgalı
dalgalarnda kaybolasım geldi.
kokusu geldi burnuma
koşup sarılasım geldi
hani! gitme der diye.
oracıkta ölesim geldi.
yağmur gibiydi gözleri
damlalarından öpesim geldi
Emine Çakır
6 nisan 2013
5 Nisan 2013 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






